Pasaj_Sonuç Odaklı Çalış

Image 31.05.2016 at 21.09.jpg

Sonuç odaklı çalışma felsefesini benimseyen firmaların çalışanlarıyla aralarındaki dürüstlük bağının güçleneceğini söyleyebiliriz.

Lider Anlata Anlata Koç Olur,Anlamayan Hiç Olur!

Lideri lider yapan,çevresine yaydığı etki gücüdür.

İş hayatında lider,önderliğini yaptığı,meşalesini taşıdığı değerleri,çalışandan çalışana aktaran bir olgu  yaratıcısıdır.

Kendi ekibi içerisinde sürekli sıcak temasta kalarak yol gösterici misyonunu icra eder.Hangi bölümün veya organizasyonun liderliğini yaptığı çok önemli değildir.Yeterli olan,yaptığının, çevresindekileri nasıl heyecanlandırdığı,örgütlediği,yüklenen misyonların ne derece içselleştirildiğidir.

Şu söze sıkça rastlar olduğumu belirtmeliyim;”İnsanlar kurumları değil; yöneticilerini terk eder.”

Bu sözde, yönetici kavramı üzerine  sert bir  giriş ve gönderme  vardır.Vakanın baş kahramanı olan yöneticinin,sanıyorum ki liderliğinde arıza lambasının yandığını söylemeliyim.

Çalışanların iş değiştirme durumları o kadar da keyfi değildir.Lider eksikliği -tabirimi mazur görün, sürüye kurt karışmasına mahal vermektedir.

Bunun yanı sıra çalışanın, liderliği kabul etmemesi de ayrı bir vaka olabilir.Kariyer basamaklarını büyük bir hızla tırmanmaya çalışan bizler,acaba liderlerimizin önderliğini ve iletilerini yeterince içselleştirdik mi?

Şuan bu yazıyı okuyan yada daha önce türevlerini başka mecralarda duymuş,okumuş olanlar,başlarını kaldırıp biraz düşünsünler.Bugüne kadar kaç tavsiye aldınız ve kaçını değerlendirdiniz?Özlü bir söz okudunuz,harika dediniz ama Steve Jobs olabilmek için ne zaman harekete geçtiniz?

İş hayatında  daha verimli bir mesai geçirebilmenin yollarından en önemlisi de koçluk yapabilme ve koçluğa doğru tepki verebilmektir.Koçluğun yapılabilmesi de doğru liderlerin yapabileceği bir durumdur.

Koçluk,anlık ve sürekli olabilir.İhtiyacın hissedilmesiyle harekete geçen koç,duruma göre ekibine yönlendirmelerde bulunur.Mesela markaların satışlarını anlık arttırması,ekiplerine,-müşterilerine hissettirmeden,koçluk yapmasıyla mümkün olmaktadır.

Personelin performans değerlendirmesi de,yapılan koçluğu personelin ne derece sahada gösterdiğiyle doğru orantılıdır.

Şimdi,biraz liderlikten dem vurduğumuz ve finalinde koçluğa bağladığımız bu yazıda netice itibariyle başlığımı vurgulamak isterim;Lider anlata anlata koç olur,anlamayan hiç olur!

indir

Liderlik “IN” Yönetici “OUT”

Liderlik üzerine şu sıralar çok yazılar ve görsellere rastlar olduk.Liderlik üzerine o kadar çok şeyler yazılıyor ve çiziliyor ki…

Önceleri liderliğin yerine yöneticilikten bahsedilirdi.İdeal yönetici nasıl olunmalıydı,ideal yönetici olmanın sayısal olarak -şu kadar altın kuralı…Falanca iş adamından altın öğütler vesaire vesaire…

Herşeyin hızla tükendiği ve tüketildiği dünyamızda da “yönetici” kavramı da çoktan tüketildi.Kulağa da hoş gelmiyor açıkcası.Yönetici..Neyi ne için yönetmek?Gütmek gibi bir yere doğru gidiyor ve hatta varmak üzere…

Üst düzey yönetici,orta düzey yönetici kavramları var da neden alt düzey yönetici yok mesela.İçinde sinsi bir ego barındıran bu kavramın elbetteki alt düzey yönetici sınıfına ihtiyacı da olmamalı değil mi?

Yöneten kavramında -peki yönetilen ne denildiğinde cevabı biraz aşağılayıcı hissettirmiyor mu insanı? Sonuç olarak, açıkcası,artık kullanılmaması gereken bir kavram olduğu kanaati bende çok baskın.

Bu kavramın yerine artık lideri konuşuyor olmamız gayet güzel.Lider! Elinden tutma,yardımcı olma,yol gösterme,inisiyatif aldırma,arkasında birinin olduğunu hisseden ve  cesaretini toplayan bir aceminin mutluluğu ve özgüvenini çok iyi ifade etmiyor mu?

İş ilanı dağıtımı yapan sanal mecraların ilanlarında sürekli görmeye alıştığımız -yönetici kavramı ve benzerleri yani -şef,müdür,koordinatör,direktör kavramları artık, düşüncem şu ki “siyah insan,beyaz adam”demek gibi bir şey.

Lider kavramını çok iyi ifade eden yazarlarımızdan olan sayın Temel Aksoy şöyle bahsediyor:

Büyük şirketlerin, büyük markaların hepsi bir lider ve ona yardım eden bir iki insan tarafından kurulmuştur.  Başarılarının sırrı bu insanların hedefe olan inançları, birbirlerine güvenmeleri ve herkesin kendi üzerine düşeni yapmasıdır. Pek çok şirketin kuruluş yıllarında ne organizasyon şeması vardır ne de iş tanımları. Ama kimsenin hedefle ilgili bir kuşkusu yoktur, herkes birbirine kenetlenmiş bir şekilde davranır. Son derece hızlı bir bilgilenme ortamı vardır. Herkes her şeyden anında haberdar olur ve üzerine düşeni yapar, kimsenin talimatına gerek yoktur. Değişen koşullarla birlikte herkes yeni görevler üstlenmeye hazırdır. Hayatın değişkenliğine son derece hızlı ve kolay uyum gösteren bir yapı vardır.

Genelde iş hayatı ile ilgili lider tanımlaması yapıyoruz.Aslında her birey kendi özelinde ve etki alanında da liderdir.Ama az ama çok.İyi bir eş aynı zamanda iyi bir liderdir.İyi bir dost iyi bir lider,iyi bir baba iyi bir lider,iyi bir patron da iyi bir liderdir.

İş yaşamına geri dönecek olursak,lideri daha detaylıca inceleyelim.

Yönetici denildiğinde sadece bu kavramı gözleri kapalı düşlediğimizde,beynimize gelen slayt genelde şöyle başlar ve devam eder: gereksiz yerde bile ciddiyet,koyu tonlarda giyim tarzı,”bey”kelimesinin mutlaka söylenmesi gerekliliği,bir sosyal organizasyon yapıyoruz davet etsek gelir mi?,fikirlerim var ama dinler mi?,dinlerse ve uygulamaya geçerse takdir görürmüyüm?,çok projelerim var ama beni sivrimi bulur vesaire vesaire..

Şimdi,lider nedir sorusunun cevabı aslında bir üstteki paragrafın tamamen pozitif halidir diyebiliriz.

Artık yönetici kavramı yerine “LİDER” kavramını kullanmak gerektiği düşüncemi tekrar vurguluyorum.Yönetilmeye ihtiyacı olmayan “y” ve “z” kuşaklarının bir o kadar da liderliğe ihtiyaçları var.Çünkü çevremizde, sürekli demoralize olabileceğimiz çok etken var.Savaşlar,istikrarsız bir dünya,gelecek ve geçim kaygıları,tüketime endeksli yaşam hırsı ve türevleri.